Hoşgeldiniz Bugün 18 05 2021
.

Çözüm getirmek Gürkan’a kısmet olacak mı?

Geçmiş yıllarda Malatya Belediyesinde görev yapan ve engellileri çok seven(!) zat-ı muhterem Zeki Sarılar denen sözde mimarın görevde bulunduğu zamanlarda yaptığı yaya kaldırımlarının etrafına döşediği su olukları, kaldırımların iniş çıkışlarında bulunan kot farkları, yağmur suyu mazgalları gibi nedenlerden dolayı engellilerin kullanmış olduğu akülü sandalyelerin tekerleri hasar görmekte ve sık sık kırılarak kazalar yaşanmaktadır.

Bu sorunların giderilmesi amacıyla dernek başkanlığı yaptığım günlerde yazılı ve sözlü olarak bildirmeme ve 2015 yılından itibaren ise yazılarımda defalarca dile getirmeme rağmen kimse oralı olmadı. Kimse dediklerimin arasında belediye başkanları başta olmak üzere daire başkanları ve müdürlerde bulunmaktadır.

Belirttiğim sorunu son 3 ay içerisinde arkadaşım Yücel Doğanşahin, biri Çalık Eczanesi önünde diğeri evinin bulunduğu Zafer Mahallesinde olmak üzere iki defa yaşarken bende 11 Şubat Perşembe günü Sivas Caddesinde trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçtiğim esnada yaşadım.

Yeşil ışık yandığı esnada karşıya geçmeye çalışırken aniden arabamda gelen bir ses üzerine yanımda bulunan Yücel Hanım “Ön tekerin kırılarak kopmuş, sakın hareket etme!”  diye bağırdı.

Olduğum yerde hareket etmeden kaldım. Arabalar bizim geçmemizi bekliyor biz ise birilerinin gelip bize yardım etmesini bekliyoruz. Öndeki aracın içindekiler ile yolda geçen duyarlı insanların gelerek yardım etmeleriyle kaldırıma geçebildik. Çok şükür bu defa arabam devrilmeden kazayı ucuz atlattık.

Bu sorunun su oluklarıyla ne alakası var derseniz izah edeyim. Bu oluklardan her geçiş yaptığımızda arabalarımızın ön ve arka tekerleri zorlanmakta ve bu zorlanmalar nedeniyle araçların tüm bağlantıları hasar görmektedir. Hiçbir TSE Standartlarında yeri olmayan bu ucube olukları yaparak engellerimize engel katanlara, bunları yapanlara, onay verenlere verip veriştirmiyoruz desem yalan olur. Çünkü demedik laf bırakmıyoruz.

Özel günlerde engelliler için şunu yaptık bunu yaptık diyen zat-ı muhterem yetkilerin erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik anlamında yaptıkları sadece sorunlarımızın devam etmesi şeklinde şekil değiştirmiş olmalarıdır.

Yaşadığım bu olayı aynı gün sosyal medya sayfalarımda “Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın dikkatine” diye başlayan bir yazı ile paylaştım. Paylaştığım yazının son kısmında şunları dile getirmiştim.

“… Engellilerle ilgili yapılan güzel çalışmaların yanında yer aldığım gibi yanlış ve hatalı çalışmaların da karşısında oldum ve olmaya da devam edeceğim. Yapılmamış bir hizmet için ya da yanlış hizmetler için size alkış tutacak değilim. Çünkü böyle durumlarda size alkış tutacak olursam bu hem benim kişiliğime yakışmayacağı gibi hem de bu durum yapılan yanlışların devam etmesine neden olacaktır. Unutmayın ki gerçek dost acı söyleyendir. Sözlerim acıda olsa yıllardır vermiş olduğum onurlu hak mücadelesinden taviz verecek ve yanlışları görmezden gelecek değilim. Yıllar öncesine dayanan dostluğumuzdan dolayı benim nasıl biri olduğumu, kişiliğimi, karakterimi ve vermiş olduğum bu haklı ve onurlu mücadeleden dönmeyeceğimi en iyi bilenlerden biri sizsiniz.

Şu an sizin çevrenizde engellilerle ilgili dost diye bulunanlar var mı bilmiyorum. Eğer varsa bilin ki onlar gerçek değil sözde olan dostlardır. Gerçek dost olsalar size bu anlattığım sorunları dile getirir ve çözüm üretilmesini sağlarlardı.

Seçimden kısa bir süre sonra ilk randevuyu kabul etmediğiniz zaman hazırladığım bir dosyayı özel kaleme bırakmıştım. Bıraktığım dosya evrak kaydı yapılmasına rağmen en ufak bir gelişme olmadı. Bununla yetinmemiş 2020 yılı içinde hem randevu talebinde bulunmuş gemde birkaç sorunla ilgilide dilekçe yazıp vermeme rağmen yine en ufak bir adım atılmadı.

Şimdi siz benim yerimde olsanız bu duruma alkış mı tutarsınız yoksa benim gibi yapıcı bir şekilde sorunları dile getirerek eleştiri mi yaparsınız?

Bu sorumun cevabını vermeden önce benimle bir şehir turu yaptıktan sonra verecek olursanız doğru cevabın hangisi olduğunu da anlamış olacaksınız. Bunu yapmadan vereceğiniz cevap yanlışların ve hatalı çalışmaların devam etmesine neden olacaktır.

Uzun lafın kısası bir dost olarak yine acı sözlerle ve açık yüreklilikle belirtmek istiyorum ki bundan sonra bir daha randevu talebim olmayacağı gibi engelli sorunlarıyla ilgili yazdığım yazılarda ve verdiğim dilekçelerde belirttiğim sorunlar giderilmediği takdirde bundan sonra da köşe yazılarımda dile getireceğim gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da dilekçe olarak yollayacağım.”

Yazımı paylaştıktan sonra beni arayan görevlilerle yaptığımız konuşmada sorunları anlattım. Beni randevu alarak başkan ile görüştürmek istediklerinde ise kabul etmedim. Çünkü dernek başkanlığı yaptığım günlerden itibaren hiçbir görüşmemde bir başka kişinin randevu almasını istemedim ki bu teklifi de kabul edeyim.

Bunun üzerine yazdığım yazıdaki sitemi belediye başkanımıza iletmişler. Bir gün sonra belediye başkanımız arayarak konuştuk ve kısaca olayı anlattıktan sonra kendisi ziyaretime geleceğini söyledi. 18 Şubat Perşembe günü de yanında Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Mustafa Katipoğlu başta olmak üzere birçok yetkili ile ziyaretime geldi.

Görüşme esnasında yazımda belirttiğim sitemi ve nedenlerini tek tek dile getirdim ve sorunlarla ilgili hazırladığım dosyayı da teslim ettim. Başkanımız gerekli açıklamaları yaparak engelsiz bir Malatya için sorunların giderilmesine yönelik çalışmalarında tek tek yapılacağını belirtti.

Başkanımıza sorunlarla ilgili ilettiğim dosyada bulunan öneriler şu şekildedir.

Engellilerle İlgili Sorunlar, Çözüm Önerileri Hakkında Rapor

2002 yılında TUİK tarafından yapılan Türkiye Engelliler Araştırması sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun % 12.29’u engelli insanlarımızdan oluşmaktadır.

TUİK tarafından Şubat/2020 de yapılan açıklamaya göre 2019 yılı sonu itibariyle Malatya nüfusunun 800 bin 165 kişi olduğu tespit olunmuştur. Malatya nüfusunun % 12.29’unu ele aldığımızda ise 98 bin 340 engellinin ilimizde yaşadığı ortaya çıkmaktadır.

Bedensel, görme, zihinsel, işitme, konuşma, otizm, down ve süreğen hastalık gruplarından oluşan 98 bin 340 engellinin arasında bulunan bedensel ve görme engellilerin günlük yaşamda ve toplu ulaşım araçlarında karşılaştığı ve yaşadığı sorunlar ekte belirtilmiştir.

Belirtilen bu sorunların başta Anayasamızın eşitlikle (pozitif ayrımcılıkla) ilgili 10. Maddesi ile 5378 Sayılı Engelliler Kanunu’nun ilgili maddeleri ile Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda belirtilen standartlarda düzeltilerek giderilmesi ve çözüme kavuşturulması için gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir.

-Mevcut cadde ve sokaklardaki yaya kaldırımlarının ivedilikle elden geçirilerek, Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda belirtilen standartlarda düzeltilmesi için;

  1. a) Rampa önlerinde bulunan tüm oluk vb gibi oluşumların kapatılması,
  2. b) Rampalarda bulunan çıkış ve inişlerdeki kot farklarının giderilmesi,
  3. c) Standart ölçülerde yapılmayan tüm rampaların yeniden düzenlenmesi,
  4. d) Rampaların önleri araçlar tarafından park yapılmak suretiyle kapatılmaktadır. Bu durum engellilerin sorun yaşamasına neden olmaktadır. Bu nedenle yapılı olan ve yapılacak olan tüm rampaların önüne araçların park etmesini önlemek amacıyla gerekli tedbirlerin alınması (Engelli logosunun yapılması, dubaların konulması vb.),
  5. e) Tüm yaya geçitlerinin olduğu yerden karşıdan karşıya geçiş yerlerine standartlara uygun rampaların yapılması sağlanmalıdır.

Yıllardır defalarca yenilenerek yapılmış olan tüm yaya kaldırımları ile rampalarda çalışanlar ile kontrolörler tarafından standartlara hiç dikkat edilmeyerek yapılması nedeniyle sorun yaşandığı ortadadır. Genelde rampalar göz kararıyla yapılarak baştan savıldığı görülmektedir. Bu sorunun giderilmesi ve bir daha yaşanmaması amacıyla ilgili birimdeki daire başkanı, müdür, şef vb gibi yetkililer ile işi yapan müteahhit ve usta gibi kişilerin konuyla ilgili standart bilgileri edinmeleri amacıyla eğitimden geçirilmeleri gerekmektedir. Bu sorunu gidermeden kaldırım veya rampaların elden geçirilmesi soruna çözüm sağlamayacağı gibi yeni sorunlar yaşanmasına neden olacaktır. Aksi halde bu sorun devam edeceği gibi ekonomik anlamda da belediyeye yeni maliyetlere yol açacaktır.

-Görme engelliler için yapılan hissedilebilir kılavuz yollarının ilimizin iklim yapısının göz önünde bulundurularak daha dayanıklı, sağlam ve kalitede yapılması sağlanmalıdır.

-Resmi ya da özel tüm bina ve benzeri yapılar ile iş yerlerinin Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği’nde belirtilen standartlarda yapılmasının sağlanması ve oturum/kullanım ruhsatlarında gerekli incelemeler yapılarak uygun olmayanlara gerekli düzenlemeler yapılana kadar ruhsat verilmemesi sağlanmalıdır.

Belediye tarafından yapılarak hizmete konulan aşağıda belirtilen/belirtilmeyen kapalı ve açık alanların ivedilikle elden geçirilerek, engellilerle ilgili erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik standartlarına kavuşturulması sağlanmalıdır.

-Çarmuzu-Kiltepe, Yeşiltepe, Melekbaba ve Salköprü Semt Konakları ile diğer Çok Amaçlı Sosyal Tesislerde giriş çıkışlarındaki rampaların, asansörlerinin, wc-lavabolarının standartlara uygun yapılması sağlanmalıdır.

-Şehit İbrahim Tanrıverdi Sanat Sokağı’nda bulunan Malatya Kültür Evi, Oyuncak Müzesi ve diğer sosyal kültürel alanlarla ilgili ve lokanta, kafe gibi diğer binalarda rampa, asansör, wc gibi eksikliklerin ivedilikle yapılarak giderilmesi sağlanmalıdır.

-Kernek Şelale Parkındaki rampalar ile diğer eksikliklerin düzenlenerek yapılması sağlanmalıdır.

-Turgut Özal Tabiat Parkında bulunan (ve ilimizde bulunan tüm park ve mesire alanlarındakiler de dâhil olmak üzere) piknik masalarının tamamının tekerlekli sandalyeli engellilerin kullanımı için uygun hale getirilmesi ile restoran ve kafelerin giriş çıkışlarının, wc-lavabosunun standartlara uygun yapılması sağlanmalıdır.

-Kent Müzesi’nde bina içinde bulunan rampalar ile asansörün standartlara uygun düzenlenmesi ile cam bölmelerde görme engellilerle ilgili uyarıcı işaretlemelerin düzenlenerek standartlara uygun yapılması sağlanmalıdır.

-Belediye tarafından yeni yapılacak olan Beydağı Tabiat Parkında yapılacak olan kır kahvesi, lokantalar, çocuk oyun alanları, idari bina, çadırlı kamp alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, açık spor alanları, futbol, basketbol, voleybol sahaları, tenis kortları, süs havuzları, piknik alanları, mescit, büfeler ve lavabo ile wc’lerin tekerlekli sandalyeli engellilerin de kullanımı için Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda belirtilen standartlarda yapılması sağlanmalıdır.

-Çevreyolu’nda bulunan tüm üst geçitlerde asansör yapılması, yapılı olanların çevresindeki rampaların düzeltilerek standart hale getirilmesi sağlanmalıdır.

-Fahri Kayahan ile Kanalboyu’ndaki çevre düzenlemelerinde karşıdan karşıya geçmek amacıyla yapılan köprülerin düzeltilerek standart hale getirilmesi sağlanmalıdır.

-Fahri Kayahan’daki yaya geçitleri ile trafik ışıklarının düzeltilerek standart hale getirilmesi sağlanmalıdır.

-İlimiz sınırları içerisinde bulunan halka açık tüm park, çay bahçesi, kır lokantası vb gibi yerlerde bulunan kapalı ya da açık alanların giriş çıkışlarındaki rampaların, asansörlerinin, wc-lavabolarının standartlara uygun olarak yapılması sağlanmalıdır.

 -Yağmur suyu mazgallarında bulunan boşluklar standart dışı 5 ile 6 santimden fazla yapıldığı için tekerlekli sandalye ile geçişlerde tekerler mazgalların arasına girmekte ve sık sık arabaların tekerleri kırıldığı gibi engelli kişilerde düşerek yaralanmaktadır. Bu sorunun ivedilikle giderilerek çözüme kavuşturulması amacıyla Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda belirtilen standartlar ve özelliklerde mazgalla değiştirilmesi sağlanmalıdır.

-Mevcut otobüs duraklarında tekerlekli sandalyeli engellilerinde kışın yağan yağmur ve kardan, yazın ise güneşin yakıcı sıcaklığından korunması amacıyla girip bekleyeceği ölçülerde yapılması sağlanmalıdır.

-Yaya kaldırımlarına konulan otobüs duraklarının ön kısmı ile yaya kaldırımı arasındaki mesafenin dar olması nedeniyle tekerlekli sandalyelerin geçişleri imkânsız olduğundan yeniden düzenlenerek uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.

-Durakların sağında ve solundaki kaldırımlarda bulunan aydınlatma, mantar vb gibi nesneler rampaların açılıp kapanmasına engel teşkil etmektedir. Bu tür nesnelerin durakların bulunduğu yerlerden ivedilikle kaldırılması gerekmektedir.

-Yaya kaldırımlarında bulunan aydınlatma, mantar, açık olan ağaç dipleri vb gibi nesnelerin görme engellilerin çarparak düşmesini engelleyecek standartlarda yapılması sağlanmalıdır.

-Cep şeklinde yapılan duraklara araçlar tam anlamıyla yanaşamadığından araç rampasının açılıp kapanmasına imkân bulunmamaktadır. Kaldırımda rampanın bulunmaması nedeniyle durakta bekleyen akülü tekerlekli sandalyeli insanların araca binmesi imkânsızdır. Bu sorunun giderilmesi amacıyla;

  1. a) Cep şeklinde olan durakların normal hale getirilmesiyle araçların kaldırıma yanaşması ve rampaların daha sağlıklı açılıp kapanması sağlanabilir
  2. b) Cep şeklindeki duraklarda en az 2 adet rampanın yapılması gerekmektedir.

-Araçlarda bulunan rampaların manuel olarak açılıp kapatılması nedeniyle bu durum sürücüler tarafından angarya bir iş olarak görülmektedir. Asli görevinin bir parçası olan bu işi angarya olarak gören sürücüler bunun sonucunda da engelli vatandaşlara olumsuz davranışlar sergilemekte ve engellilerin psikolojik olarak sorun yaşamalarına neden olmaktadır. Bu sorunun giderilmesi nedeniyle araçlarda bulunan rampaların otomatik sisteme dönüştürülmesinin ivedilikle sağlanması gerekmektedir.

-Trambüs duraklarındaki rampaların büyük çoğunluğu standartlara uygun olmadığından engellilerin sorun yaşamalarına neden olmaktadır. Bu nedenle tüm rampaların ivedilikle elden geçirilerek standart ölçülere getirilmesi sağlanmalıdır.

-Belediyeye ait ve belediye kontrolünde olan tüm toplu taşıma araçları ile trambüslerde görme engellilerle ilgili sesli sinyalizasyonların aktif hale getirilmesi ivedilikle sağlanmalıdır.

-Bazı duyarsız sürücüler durakta bekleyen engelliyi görünce almamak için görmemezlikten gelmeye çalışmaktalar.

-Bazı duyarsız sürücüler tarafından rampalar açılıp kapanırken sert bir şekilde yapılmaktadır.

-Bazı araç sürücüleri aracı yana yatırmadan rampayı açmaktadır. Bu durumda akülü sandalyeli engellinin araca binip inerken devrilme riski yaşaması kaçınılmazdır. Böyle bir sorunun yaşanmaması amacıyla araçların yana yatırılmadan rampaların açılmaması sürücülere anlatılmalı ve bu konuda dikkatli davranmaları sağlanmalıdır.

Sürücülere neden aracı yana yatırmadığı sorulduğunda ise ya ‘bu araba yana yatmıyor’ ya da ‘rampa arızalı ondan yatmıyor’ vb şeklinde yanıtlar verilmektedir. Bunun dışında da sürücülere aracın yana yatırılması söylendiğinde ise bazıları asık surat takınarak aracı yana yatırdıktan sonra rampayı sert bir şekilde açılmaktadırlar.

-Koltuk değnekli, yürüme cihazlı, zihinsel ve spastik engelliler ile bebekli kadınlar bindiği zaman onların tam oturmasını beklemeden ani hareket etmeleriyle düşme sıkıntısının yaşanmasına neden olunmaktadır.

-Normal yolcular engellilerden önce bindirildiğinde araç tıka basa dolduktan sonra engelliye yer kalmadığından engellilerin araca binmesi imkânsız hale gelmektedir. Oysa araçlara binme konusunda öncelikli olarak engelli yolcular alınmalı sonra diğer yolcular alınmalıdır.

-Tüm araç sürücülerine başta engelliler ile yaşlıların araçlara ücretsiz binmedikleri, bunların ücretleri bakanlıkça karşılandığı anlatılarak bilinçlendirilmeleri gerekmektedir. Araçlara binen engelli veya yaşlılara karşı ‘avantacı, beleşçi’ düşüncesiyle yaklaşılmamalı ve bu şekilde sözlü kelimeler söylenmemelidir.

-Araç sürücülerinin gerek kişisel olarak ailevi nedenlerle gerekse de iş yerinde çalışma şartları ve koşullarıyla ilgili sorunları olabilir. Sonuçta onlarda hepimiz gibi etten kemikten insanlar. Ancak hangi konuda sorunları olursa olsun bu sorunlar onların kişisel sorunlarıdır. Bu sorunlarını hizmet verdikleri engelli-engelsiz vatandaşlara çeşitli şekillerde yansıtamaz ve yansıtma hakları da olamaz. Bu sorunları nedeniyle görevini baştan savsaklayarak yapamazlar. Görevlerinin şartlarını yerine getirirler ve sorunlarının çözümünü ise ayrıca ararlar.

Bu konuda da sürücülere sıkı bir hizmet içi eğitim verilerek bilinçlendirilmeleri ve vatandaşla kurulan iletişimin nasıl olması gerektiği anlatılmalıdır. Ayrıca sürücülerin tamamı her yıl belli aralıklarla psikolojik testlerden de geçirilmeleri sağlanmalıdır.

Eğitim verilirken sürücülere neden maaş aldıkları anlatılmalı ve bunun vatandaşa hizmet etmeleri karşılığında olduğu bilinci verilmelidir. Hizmet verdikleri vatandaşlar arasında da erkek, kadın, yaşlı, genç, çocuk olacağı gibi engellilerinde olduğu anlatılmalıdır. Görevi gereğince araca binecek yolcuların arasında yolcu seçme haklarının olmadığı anlatılmalıdır. Engelli yolcu bindiğinde de araçta bulunan asansör ya da rampa tertibatının açılmasının da kendi görevleri arasında olduğu anlatılmalıdır.

-Yeşiltepe’de yapımı başlanan ve birinci etap kısmındaki yüzme havuzu kısmı tamamlanan Engelsiz Yaşam Merkezi Kompleksinin geciktirilmeden tamamlanarak hizmete konulması sağlanmalıdır.

Belediye tarafından yapılan hizmetlerde engelliler adına, sorunu yaşayanlar adına engelli olmayanların, sorunu yaşamayanların karar vermesi her anlamda yanlış bir uygulamadır. Bu nedenle gerek engelli sorunları, çözümleri ve mevzuatları gerekse de erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik konularında bilgi birikimi ve deneyimi olan bir kişinin belediyede görevlendirilmesi ve bu konularda yetkilendirilmesi gerekmektedir.

Sözün özü olarak, hazırladığım dosyadaki sorunlardan birçoğu 12 Şubat 2018 tarihinde o dönemdeki Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ahmet Çakır’a ve daha sonra 3 Ağustos 2018 tarihinde ise Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hacı Uğur Polat’a elden teslim ettiğim dosyada yer alanlardan oluşuyordu. Şimdi de belediye başkanımız Selahattin Gürkan ile görüşmede teslim etmiş oldum. Bakalım bu sorunlara çözüm getirmek belediye başkanımız Selahattin Gürkan’a kısmet olacak mı?

Hep birlikte bekleyip göreceğiz…


Yorum Yap