Hoşgeldiniz Bugün 26 07 2021
.

Bombaların Gölgesinde Güne Uyanan Ülke

Son bir buçuk yıl içerisinde IŞİD, FETÖ/PDY, PKK vb gibi terör örgütleri tarafından ülkemizde bombaların patlatılmadığı Allahın bir günü yok artık…

Sabah haberleri açıyoruz bombalı araç saldırısı, akşam kapatıyoruz canlı bomba saldırısı… Artık uykumuzda dahi bombalarla yatıp bombalarla kalkar olduk… Her bomba saldırısı sonucunda onlarca polisimiz, askerimiz, sivil vatandaşımız, çocuklarımız hayatını kaybederken yüzlercesi de yaralanarak kolunu, bacağını, gözünü kaybettiği gibi milyonlarcası da ekranlarda izlediği bu olaylar nedeniyle psikolojik travma yaşıyor artık… Son bir buçuk yıl içerisinde yaşadığımız ve hepimizin beynine kazındığı için unutamayacağımız bu acı olaylardan bir kaçı şunlar…

5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır’da HDP’nin mitinginde iki ayrı patlama meydana gelerek 5 vatandaşımız hayatını kaybederken 400’den fazla vatandaşımız ise yaralandı.

20 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde canlı bomba tarafından yapılan saldırı sonucunda 34 vatandaşımız hayatını kaybederken 100’den fazla vatandaşımız ise yaralandı.

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da İstasyon Garı’nda Barış Mitingi için toplanan kalabalık içerisinde 2 canlı bombanın saldırı yapması sonucunda 109 vatandaşımız hayatını kaybederken 500’den fazla vatandaşımız ise yaralandı.

12 Ocak 2016 tarihinde İstanbul’da Sultanahmet meydanında turistlerin yoğun olduğu esnada canlı bomba tarafından yapılan saldırı sonucunda 13 turist hayatını kaybederken 16 vatandaşımız ise yaralandı.

14 Ocak 2016 tarihinde Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde Emniyet Müdürlüğü binası ile lojmanlara yapılan saldırı sonucunda 3’ü çocuk 6 vatandaşımız hayatını kaybederken 39 vatandaşımız ise yaralandı.

17 Şubat 2016 tarihinde Ankara’da Merasim Sokakta askeri servise yönelik bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 28 vatandaşımız hayatını kaybederken 61 vatandaşımız ise yaralandı.

13 Mart 2016 tarihinde Ankara Kızılay’da bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 34 kişi hayatını kaybederken 125 vatandaşımız ise yaralandı.

19 Mart 2016 tarihinde İstanbul’un kalbi İstiklal Caddesi’nde canlı bombanın intihar saldırısı sonucunda 4 turist hayatını kaybederken 37 vatandaşımız ise yaralandı.

31 Mart 2016 tarihinde Diyarbakır’da Şanlıurfa karayolu üzerindeki Otogar Mevkii’nde polis servis aracına yönelik yapılan saldırıda 7 polis memuru hayatını kaybederken 27 vatandaşımız ise yaralandı.

1 Mayıs 2016 tarihinde Gaziantep’de Emniyet Müdürlüğü önünde bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 2 polis memuru hayatını kaybederken 18’i polis olmak üzere 22 vatandaşımız ise yaralandı.

10 Mayıs 2016 tarihinde Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde polis aracına düzenlenen bombalı saldırı sonucunda 3 vatandaş hayatını kaybederken 45 vatandaşımız ise yaralandı.

12 Mayıs 2016 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Dürümlü mezrasında bomba yüklü kamyon ile yapılan saldırı sonucunda 16 vatandaşımız hayatını kaybederken 23 vatandaşımız ise yaralandı.

7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler’de bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 7’si polis memuru 4’ü sivil olmak üzere toplam 11 vatandaşımız hayatını kaybederken 36 vatandaşımız ise yaralandı.

8 Haziran 2016 tarihinde Mardin’in Midyat ilçesinde Emniyet Müdürlüğüne bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 2’si kadın polis memuru 3’ü sivil olmak üzere 5 vatandaşımız hayatını kaybederken 51 kadar vatandaşımız ise yaralandı.

28 Haziran 2016 tarihinde İstanbul’da Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde 3 canlı bombanın yaptığı saldırı sonucunda 42 vatandaşımız hayatını kaybederken 239 vatandaşımız ise yaralandı.

15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemizde yaşanılan FETÖ/PDY tarafından yapılmak istenen darbe girişimi sonucunda 240 vatandaşımız hayatını kaybederken 1.535 vatandaşımız ise yaralandı.

10 Ağustos 2016 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde polis servis aracına yönelik bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 5 vatandaş hayatını kaybederken 5’i polis memuru olmak üzere toplam 12 vatandaşımız ise yaralandı. Mardin’in Kızıltepe İlçesinde ise Devlet Hastanesi yakınlarında polis aracının geçişi esnasında bombalı yapılan saldırı sonucunda 1’i polis memuru ile 2 sivil vatandaş hayatını kaybederken 50 vatandaşımız ise yaralandı.

15 Ağustos 2016 tarihinde Diyarbakır’da Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğine bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 5’i polis memuru olmak üzere 7 vatandaş hayatını kaybederek şehit olurken 45 vatandaşımız yaralandı.

17 Ağustos 2016 tarihinde Van’da polis merkezine bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 1’i polis memuru olmak üzere 3 vatandaş hayatını kaybederken 20’si polis memuru olmak üzere toplam 73 vatandaşımız ise yaralandı.

18 Ağustos 2016 tarihinde Elazığ’da Emniyet Müdürlüğü önünde bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 3 polis memurumuz hayatını kaybederken 110’u polis memuru olmak üzere toplam 217 vatandaşımız ise yaralandı. Bitlis’in Hizan ilçesinde yapılan saldırı sonucunda ise 5’i asker ve 1’i korucu olmak üzere toplam 6 vatandaşımızı hayatını kaybetti.

20 Ağustos 2016 tarihinde Gaziantep’de bir düğünde canlı bombalı saldırı sonucunda 54 vatandaşımız hayatını kaybederken 94 vatandaşımız ise yaralandı.

26 Ağustos 2016 tarihinde Cizre’de polis kontrol noktasına bomba yüklü araçla yapılan saldırı sonucunda 11 polis memuru hayatını kaybederken polis memuru ve sivil olmak üzere toplam 78 vatandaşımız ise yaralandı.

Sözün özü olarak, yukarıda açıklamaya çalıştığım yaşadığımız bu acı olaylar sadece belli başlı olanlarıdır. Daha irili ufaklı onlarca olay yaşanmıştır. Yaşadığımız bu acı olaylar ne zaman son bulacak bilemiyorum. “Delisi olan her gün ağlar, ölüsü olan üç gün ağlar” atasözünün dediği gibi bu ülkenin başında her türlü terör belası olduğu sürece daha çok kan ve gözyaşı dökülür, ana babaların yüreği yanar, çocukların boynu bükük kalır… Ülkemizde yaşanan bu terör konusunda ne yapılacaksa yapılsın ve artık bir son bulsun. Bildiğiniz gibi bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü. Barış Günü nedeniyle artık ülkemizde ağlama ve feryatların sesi değil barışın sesleri yükselsin. Dünyaca ünlü şairimiz Nâzım Hikmet’in “Davet” şiirinde dile getirdiği gibi “bu memleket bizim” diyor ve 1 Eylül Barış Günü’nün ülkemize ve dünyamıza barış dolu, özgürlük dolu, sevgi dolu günler getirmesini diliyorum.

 

DAVET

Dörtnala gelip Uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

bu memleket, bizim.

 

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

ve ipek bir halıya benziyen toprak,

bu cehennem, bu cennet bizim.

 

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

yok edin insanın insana kulluğunu,

bu dâvet bizim….

 

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

bu hasret bizim…

 

Nâzım Hikmet


Yorum Yap