Hoşgeldiniz Bugün 27 10 2021
.

“Sessizliğim”

Sanat yaşantının izdüşümüdür der Balaban. Bu izdüşüm yoluyla insan kendisini ve yaşamı dile getirir. Sanatın ikinci önemli işlevi ise yaşamın sürekliliğini, hatta ölümsüzlüğünü gerçek kılıcı olmasıdır.
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, ölmez bir eser bırakınız, diyen Hz. Ali bu işlevin önemini ne kadar güzel açıklar.
Şiir mi? Elbette ki şiir de bir sanattır. Yani söz sanatı, yani güzel söz sanatı… Bence bir soluklanmadır şiir. İnsanın dışavurumunu sağlayan bir yöntemdir bu soluklanma.
Ali Haydar Koyun’un yirmi beş yıl önce tanıdığım Sadık Usta’nın oğlu olduğunu son on yıl içinde öğrendim. Folklor Eğitim Derneği’nde olsun, Sakatlar Derneği’nde olsun birlikte olduk. 1997’nin sonlarına doğru çıkarmaya başladığı derneğin yayın organı Umudun Sesi’nde bazı şiirleri ile şairlik yönünü tanıdım. Kendisini yetiştirerek bugünkü konumuna geldiğini de belirtmeliyim. Arkadaşım Ali Efter Ökdemir ile birlikte gözden geçirdiğimiz şiirlerini kitaplaştırmak istediğinde yardımcı olmamı istediğini söylediğinde bu işten kaçmadan yardımcı oldum ve elinizdeki kitap ortaya çıktı.
Sessizliğim; yalnızlıktan kurtulmanın, hüznün, sevdanın, acının, barışın kardeşliğin sesidir. Nasrettin Hoca gibi ”Ya tutarsa?” diyerek “Kardeşlik, dostluk, sevgi, umut ve barış mayası” çalmaktadır göle Ali Haydar. Ben, mayanın tutacağına inanıyorum. Çünkü kardeşlik, dostluk, sevgi, umut ve barışı gerçekleştirmek için az uğraş vermedik. Vereceğizde… Çünkü yaşamın kendisi uğraş. Amacımız ise bu uğraşla dünyayı ve yaşamı güzelleştirmek…
Ne diyordu Nazım?

Güzel günler göreceğiz çocuklar!

Yıllardır tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşamını sürdüren Ali Haydar bu mayanın tutacağı bilincinde. Bunun için kendi kendini yetiştirmiş. Bunun için dizelere dökmüş duygularını. Bunun için Sakatlar Derneği’ne uğraş vermiş.
Kitabının bir bölümünü, kendisi gibi tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşayıp 1997’de aramızdan ayrılan Hüseyin Kılıç’ a adamış. Bunun için hüzünleniyor.

Sen de gittin
Abidin Abi gibi ansızın

Abidin Yanılmaz 13 Nisan 1995’de, Hüseyin Kılıç ise 9 Nisan 1997’de aramızdan ayrıldığından Nisan ayına sitem ediyor Ali Haydar:

Sevmiyorum artık seni
Nisan ayı
Her yıl sevdiklerimden
Bir bir ayırdın beni

Ali Haydar siteminde haklı ama doğanın diyalektiği sürecektir. Ve Ali Haydar’ın şiirlerinde sessizliğin sesini duyacaksınız.

Emekli öğretmen Süleyman ÖZEROL’un kaleme aldığı bu önsöz yazısı ile yayınlanan Ali Haydar KOYUN’un “SESSİZLİĞİM” adlı şiir kitabı 1999 yılında Karataş Gayret Matbaasında çıktı.


Benzer Yazılar
21 Eylül 2016

“Sevginin Gücü”

5 Kasım 2015

“Sevginin Gücü”

DAHA FAZLA
Yorum Yap