Hoşgeldiniz Bugün 27 10 2021
.

Engelli Düşmanı Banka

7 Temmuz 2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Kanununun geçici 2 ve 3’üncü maddeleri kamu kurum, kuruluş ve özel kuruluşların kamuya açık olan kapalı veya açık alanlarında engellilerle ilgili erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik düzenlemeleriyle ilgilidir.
Kısa adıyla 5378 sayılı Engelliler Kanunu çıktıktan sonra kamu kurum, kuruluş ve özel kuruluşları yapacakları açık veya kapalı yeni bina ile eski binalarındaki tüm tadilat vb düzenlemelerinde kesinlikle görme, ortopedi ve işitme/konuşma engellileri de dikkate alarak planlamak zorundadır.
Gelin görün ki kanunlar ne derse desin bizim düşünce engelli olan bazı kamu kurum, kuruluş ve özel kuruluş idarecileri bildiklerini okumaya ve engellileri görmezden gelerek hiç saymaya devam etmektedir.
İşte bunlardan birisi de Malatya merkezde bulunan Ziraat Bankasıdır.
2011 yılında Ziraat Bankasının Merkez Şubesi bina girişine engellilerin rahat girip çıkması amacıyla bir rampa yapıyor.
Yapılan rampayı ilk gördüğümde hayretler içerisinde kaldım. Çünkü gördüğüm bir rampadan çok düz bir duvara benzeyen düzenlemeydi.
Yüzde 6-8 eğim arasında yapılması gereken rampa yüzde 40-50 eğimde, 60-65 santim arasında dar ve kaygan olarak yapılmış bir düzenlemeydi.
Deyim yerindeyse dostlar bizi pazarda gördün hesabı yaptıkları bu ucube düzenlemeyle yasalara uymuş oluyor ve engellilere karşıda duyarlı olduklarını ve değer verdiklerini göstermiş oluyorlardı.
2011 yılından beri defalarca bu olayı valilerin, belediye başkanlarının ve müdürlerin de bulunduğu tüm resmi toplantılarda dile getirdiğim gibi basın aracılığıyla gündeme de getirdim. Bunun dışında derneğimizi ziyaret eden milletvekillerine de ayrıca ilettim.
Bu olayla ilgili ilk açıklamamı yerel basında yaptığım günden şu ana kadarda bu rampadan benim gerek manuel gerekse de akülü tekerlekli sandalyem ile çıkabilecek banka müdürü, çalışan personellere veya vatandaşlara 20 bin lira nakit ödül vereceğimizi belirttim. Ve bu sözümü defalarca da katıldığım canlı tv programlarında da açıklayarak ödülü almaya herkesi davet ettim.
Bu konuyu yazılı ve görsel basında her gündeme getirdiğimde ve manşet olduğunda banka yetkililerinden arayanlar oldu ve bir defada müdür derneğe yanıma geldi.
Arayanlar da derneğe gelen müdürde gündeme getirdiğimiz olayda haklı olduğumuzu ve düzeltmek için gerekeni yapacaklarını söylediler.
Her defasında da “Rampayı yapmadan önce sizlere karşı her hangi bir olumsuz açıklamamız yoktu. Çünkü her bankada olmadığı gibi sizin bankanızda da rampa yok diye açıklama yapardık. Ancak yaptığınız bu rampa bizim kullanmamız amacıyla değil açıkçası bizlerle engelliler dalga geçmek alay etmek için yapılmış gibi görünüyor. Bizlere hakaret edilmiş bir durum gibi algılıyoruz. Ya bu rampayı kaldırın eski haline getirin ya da standartlara uygun bir rampa veya başka bir düzenleme yapın” dedik.
Biz ne kadar dile getirirsek getirelim adamlar bildiğini okumaya devam ettiler. Yüzümüze karşı haklısınız gerekeni yapacağız diyen müdür olmuş zat nedense ağzından çıkanları yanımızdan ayrılır ayrılmaz unutmuş gibi hiç bir şey yapmadılar.
Bu güne kadar onlarca defa bağıra bağıra dile getirmeme rağmen rampayı yapmayanlar iki üç defa bankayı baştan aşağı tadilat yapmayı bildiler.
En son olay Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonuna şikâyet edilince gerekli incelemelerin yapılması amacıyla komisyon üyeleriyle bankaya gittik. Birinci gitmemizde denetlememize sorun çıkardılar, izin yazısı falan istediler. Ki izin yazısına gerek olmadığı halde bir süre sonra gerekli yazılarla tekrar gidildi ve inceleme yapıldı. Komisyon üyeleri bina içerisinde inceleme yaparken yetkili biri olduğunu öğrendiğim bir bayan dışarıya çıkıp deyim yerindeyse olmayan aklıyla bana akıl vermeye çalışıyor ve “Ne bizimle uğraşıyorsun, git birazda diğer bankalarla uğraşsana, gelip gidip bize kafayı takıyorsun, maaşını diğer bankada çek.” gibi ipe sapa gelmez sözler söyledi ve beni de dinlemeden içeriye girdi.
Aklı olmayan bu sözde görevlinin o göreve nasıl geldiğini merak etmiyor değilim… Bu sözüm ona görevliyim diye geçinen bayanın, doktorun hasta seçme, belediye otobüslerinin yolcu seçme, kurum ve kuruluşlar ile bankalarında müşteri seçme hakkı olmadığını ancak müşterinin istediği doktora gitmeyi isteyebileceği, istediği otobüse binebileceği gibi istediği bankaya da gidebileceğini öğrenmesi gerekir.
Bu bayanın yaptığı çirkin davranışın benzerini ben ve benim gibi sandalyeli birçok arkadaşın yaşadığına eminim. Bu olay dışında haliyle tekerlekli sandalyeli olunca içeriye giremediğimizden görevlilerden yardım istemek zorunda kalıyoruz. Genelde de görevlilere haber ettirmemize rağmen bizleri görenler ya görmemezliğe vuruyor, ya “İşimiz var bitsin gelelim” diye haber ederler ya da “Bina dışında kimseye yardım etmemiz yasak” derler. Bunlar aklınca bizi oyalayacak ve kandıracaklar. Bazıları da dalga geçer gibi “Kapıda rampa yaptık onlar için, çıksınlar içeriye gelsinler” diyorlar.
Güler misin, ağlar mısın?…
Tek akıl bu bankada çalışanlarda tek gören göz bunlarda ya, bizler hiçbir şey görmüyor ve bilmiyoruz. Kapıdaki beydağı gibi kocaman rampayı görmüyoruz, görsek de oradan çıkmayı bilmiyoruz.
Bu banka hakkında söylenecek çok şey var ancak burada söyleyemiyor ve susmayı tercih ediyorum. Biran gözlerinizi bir dakikalığına kapatın ve tekerlekli sandalye ile bu rampanın önünde düşünce engelli bu görevlilerin yaptığı, sergilediği insanlık dışı tutum ve davranışlarla yüz yüze geldiğinizi ve yaşadığınızı düşünün. İşte ne demek istediğimizi anlayacaksınız… Bizim neler yaşadığımızı anladığınız ve hissettiğiniz an dilinizin ucuna gelen kelimeleri bırakın gitsin…
İşte bu “ENGELLİ DÜŞMANI BANKA” daha bir, bir buçuk yıl kadar önce tadilat yaptırmasına rağmen şu anda yine yapıyor. Ve engellilerle ilgili en ufak bir çalışma görünmüyor. Ne diyelim her konuya para bulur yaparlar ancak bizlerle ilgili ufak bir düzenlemeyi de yapmazlar.
Sözün özü, şimdi bu banka başta olmak üzere şikâyet edilen ve denetlenen kurum ve kuruluşlara Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonunca ceza kesilmesi gerekiyor. Yönetmelik gereği ceza kesmesi gereken yetkili kişi Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürleridir. Şimdi merakla bekliyorum, müdürlerde kanunlar ne derse desin mi diyecekler yoksa kanunlara uyarak gerekenleri yapacaklar mı?


Yorum Yap