Hoşgeldiniz Bugün 27 10 2021
.

Utanıyorum Ben, Aynaya Bakamıyorum…

Uzun bir süredir sessizliğe gömülen silahlar yine başladı sıkılmaya ve kan kusmaya. Her sıkılan silahla birlikte yurdun doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine kadar en ücra köşesine kadar kan ve gözyaşı akmaya başladı.
Atılan her bomba ve sıkılan her silah mermisi adres sormadan Alevi-Sünni demeden, Kürt-Türk demeden, asker-polis demeden, resmi-sivil demeden, köylü-kentli demeden, yaşlı-genç demeden, kadın-erkek demeden can almaya, yuvalar yıkmaya, boynu bükük bebekleri öksüz bırakmaya başladı.
Her ölüm haberini ekranlarda izledikçe boğazım düğümleniyor, gözlerim doluyor, nefesim tıkanıyor ve yutkunamıyorum.
Söylenecek, haykıracak çok şey varken diyecek tek kelime bulamıyorum…
Giden canları gördükçe her şey anlamını yitirmiş oluyor…
Bu nasıl bir dünya, bu nasıl bir ülke ki insanlar öldükçe, öldürüldükçe görmezden geliyoruz duymazdan geliyoruz…
Daha ne kadar ölmeli, ne kadar canlar yitirmeliyiz ki bu ülkeye bu dünyaya aydınlık günler gelsin, güneşli günler gelsin…
Her ölümün ardından yine en çok anaların yüreği yanıyor…
“Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.”
Yüreği pare pare yaralı, gözleri yaşlı analar…
Ciğeri yangın yeri gibi yanan analar…
Yeter artık analar ağlamasın bu topraklarda, bu ülkede, bu dünyada…
Kavgaları fikir bazında, düşünce bazında ve tartışma bazında yapalım…
Kavgalara, çatışmalara, şiddetin her türlüsüne dur diyelim artık…
Sağ-sol dedik öldük, öldürdük…
Alevi-Sünni dedik öldük, öldürdük…
Kürt-Türk dedik öldük, öldürdük…
Dinci-dinsiz dedik öldük, öldürdük…
Yeri geliyor kadın erkek demeden, yaşlı genç demeden öldürüyoruz, yeri geliyor öldürülüyoruz…
Her ölümün ardından ölenin kimliğine, fikrine, inancına, düşüncesine vb bakmadan insanlığından uzaklaşmamış ve insan olmanın özünü kaybetmemiş olanlar ben, sen, o ve diğeri üzülüyoruz, ağlıyoruz ve gözyaşı dökerek ölenleri uğurluyoruz.
Ancak her ölümde de ne kadar üzülürsek üzülelim, ne kadar ağlarsak ağlayalım analar kadar üzülemez ve ağlayamayız…
Analar ağlamasın artık…
Ben anamın ağlamasını istemiyorum…
Sen ananın, anaların ağlamasını istiyor musun?
Ölümlerin, acıların, gözyaşlarının dini, dili, ırkı, rengi, mezhebi olmaz…
Bu ülkede artık gençler, insanlar ölümlerle anılmasın…
Her ölümün ardından bende bir parçamı kaybediyorum.
Ölenlerle birlikte benimde insanlığım ölüyor…
Sözlerin kifayetsiz kaldığı anları yaşıyorum…
Diyecek kelime bulamıyorum…
Ölen ya da öldürülen gençleri, askerleri, polisleri, insanları gördükçe ben insanlığımdan utanıyorum.
Utanıyorum ben, aynaya bakamıyorum…


Yorum Yap