Hoşgeldiniz Bugün 18 05 2021
.

Rehabilitasyon Merkezleri İşkence Merkezleri Mi?

Son yıllarda gazete ve televizyon gibi ulusal medyaya yansıyan haberlerde ülke genelinde engelliler ile yaşlılara hizmet veren kamu ve özel rehabilitasyon ve bakım merkezlerinde her türlü kaba şiddet, işkence, cinsel istismar, taciz ve tecavüz gibi haberleri izlemediğimiz gün yok gibi.
Özellikle son bir yıl içerisinde onlarca haber gördüm ve okudum.
Bakıma muhtaç engelliler ile yaşlıların kaldığı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde ki iğrenç olayları her okuduğum ve izlediğim haberden sonra bunalıma girdim.
Her haberden sonra insanlığımdan ve insan olduğumdan daha çok utanır oldum.
Son bir yıl içerisinde medyaya yansıyan ve izleyenlerin, okuyanların kanını donduran olaylardan birkaç örnek vermek istiyorum…
Malatya’da faaliyette bulunan Özel Evin Bakım Merkezi’nde kalan bakıma muhtaç bedensel ve ruhsal engellilerden bazılarının çöp poşetleriyle yataklarına bağlandığı, bu nedenle engellilerin ellerinde ve kollarında morluklar oluştuğu, engellilerin birbiriyle kavga ettiği ve çalışan görevlilerin olayı görmelerine rağmen vurdumduymaz davrandığı ve oralı dahi olmadığı, engellilere yedirilmesi gereken yemekler ile bakanlığa bildirilen resmi listede ki yemeklerin aynı olmadığı,
Giresun’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Giresun Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan zihinsel engelli hastalara kurumda çalışan bazı görevliler tarafından kaba şiddet uygulayarak kolları ve bacakları kırılıncaya kadar işkence yapıldığı, küfür ve tehdit ettikleri, kaynar suyla haşlarcasına yakıldıkları, tedavi edilmemeleri için engellendiği, aç bırakma cezası verildiği ve daha dile getirilmeyen çok iğrenç uygulamaların yapıldığı,
Bursa’da faaliyette bulunan İbn-i Sina Özel Bakım Merkezi’nde kalan bakıma muhtaç zihinsel engelliler ile yaşlılara kaba şiddet uygulanarak dayak atıldığı, zihinsel engelli hastalar dövülerek kelepçe ile kalorifer peteklerine kelepçelendiği, elleri ile kollarının koli bandıyla vücutlarına bağlandığı, ailelerin getirdiği yiyecekler dahi verilmeyerek aç bırakıldığı, yaşlılardan hasta olan yedi kişinin zamanında tedavileri yapılmalarının önlendiği ve hastaneye gönderilmeleri için ambulans çağrılmadığı için öldüğü, hijyen konularına hiç dikkat edilmediği, et, süt ve balık gibi yemeklerin verilmediği, yedirilmesi gereken yemekler ile yedikleri yemeklerin aynı olmadığı,
Kocaeli Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan zihinsel ve ruhsal engelli 36 kadın istekleri dışında başka kurumlara gönderilmesiyle ortaya çıkan diğer bir olayda ise engelli kadınlardan bazılarının cinsel istismara uğradıkları, kurum görevlilerinin bilmelerine rağmen önlem almadıkları bunun yerine kadınları sürgün gibi başka kurumlara gönderdikleri,
Şanlıurfa ilinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne bağlı Karaköprü Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan 35 yaşındaki zihinsel engelli kadına kurumda çalışan görevli tarafından banyo yaptırılırken üzerine kaynar su dökülerek haşlandığı ve bunun sonucunda birinci ve üçüncü derecede yanıkların oluştuğu,
Adana’nın Merkez Çukurova İlçesi Karslılar Mahallesi’ndeki bir rehabilitasyon merkezine giden down sendromlu 13 yaşındaki Şakir Ethem Bozdoğanlı akşam servis tarafından evine bırakıldığında gözlerinin morarmış ve kan çanağına dönüştüğü, yüzünün yara bere içerisinde olduğu, çocuğun o hale nasıl geldiğinin bilinmediği ve
Zonguldak’da Alaplı ilçesinde faaliyette bulunan özel bir rehabilitasyon ve bakım merkezinde kalan engellilere şiddet uygulanarak dayak atıldığı, çeşitli işkenceler yapıldığını duygulanarak, yüreğimiz burkularak, gözlerimiz dolu dolu ağlayarak izledik ve okuduk.
Yukarıda örnek olarak yazdığım olaylardan sadece birkaç tanesidir. Bunlar gibi daha onlarca, yüzlerce olaylar yaşanmış ve yaşanmaya da devam etmektedir.
Kaba şiddet, her türlü işkence, cinsel istismar, taciz, tecavüz, aç bırakma, ölüme sebep olma ve daha neler neler…
Yapılanların Çin işkencesinden kalır yanı yok.
Nereye gidiyor, ne yapıyor bunları yapan insan denen müsveddeler…
Bunları bilen, şahit olan, gören, okuyan, duyan yetkililer ile yetkisiz olan bizler ne yapıyoruz nereye gidiyoruz…
Bunların bazıları resmi kamu kurumlarında yaşanması ise daha da düşündürücüdür. Resmi kurumlarda bunların yaşanıyor olması üzerinde ciddi ciddi durulması ve düşünülmesi gerekiyor.
Bu olayları gördükçe yıllar önce ilimizde yaşanan bir olay aklıma geliyor ve merak ediyorum.
Ekim 2005 tarihinde ulusal medyaya yansıyan ve bira anda Türkiye gündemine oturan Malatya SHÇEK bünyesindeki 0-6 yaş arası çocuk yuvasında yaşanan olaylardan sonra dönemin Valisi Osman Derya Kadıoğlu görevden alınarak merkeze atanmıştı.
Bu olayda dayak ve şiddet gibi çeşitli olaylar yaşanmış ve bir valinin görevden alınmasına neden olmuştu. Peki, Çin işkencesini dahi aratmayacak şekilde dayak, şiddet, ölüme sebebiyet olma, taciz ve tecavüz gibi olayların yaşandığı illerde hangi valiler ile kurum yetkilileri görevden alındı?
Sözün özü, toplum olarak duyarlı, hem de çok duyarlı bir toplumuz…
Aslında fazla söze gerek yok her şey ortada…


Yorum Yap