Hoşgeldiniz Bugün 30 07 2021
.

Susuyor, Susuyoruz Kadına Şiddete Hayır Diyemiyoruz…

17 Haziran 2015 tarihinde Muğla ilinin Ortaca ilçesinde çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra kaybolan ve 3 gün sonra su kanalında ölü olarak bulunan 18 yaşındaki Cansu Kaya’nın iki kişinin tecavüzüne uğradıktan sonra öldürülerek suya atıldığı ortaya çıktı.
Konuyla ilgili haber ve bilgileri internet ortamında araştırırken 2008 yılından itibaren Türkiye genelinde öldürülen kadınlarla ilgili bilgilerinin yer aldığı http://www.anitsayac.com/ adında bir sitenin hazırlanarak yayınlandığını gördüm.
http://www.anitsayac.com/ adındaki sitede bulunan bilgileri inceleyecek olduğunuzda kadın cinayetleri hakkında acı ama gerçek rakamları sizlerde görecek ve yüreğinizde halen insan olmanın özünü yitirmemişseniz üzülerek utanç duyacaksınız.
2008 yılında 66 kadın, 2009 yılında 120 kadın, 2010 yılında 199 kadın, 2011 yılında 125 kadın, 2012 yılında 141 kadın, 2013 yılında 226 kadın, 2014 yılında 286 kadın ve 2015 yılında ise 144 olmak üzere toplam 1307 tane kadın canice şiddete uğramış, dayak yemiş, işkence görmüş, taciz edilmiş, tecavüze uğramış ve öldürülmüş.
Öldürülen bu kadınlar, kızlar, belki de senin, benim, onun, diğerinin anası, sevdiği eşi, kızı, ablası veya kız kardeşidir.
Vahşice şiddete maruz kalmış, dayak yiyerek işkence görmüş, taciz edilmiş, tecavüze uğramış ve öldürülmüş olan 1307 kadından birçoğunun adını hatırlıyorsunuz.
Ölenlerin, öldürülenlerin adını hatırlayacağınız gibi Münevver Karabulut, Özgecan Aslan, Cansu Kaya, Leyla Salman, Ayşe Pınar, Fatma Nur, Songül Yılmaz ve daha niceleri…
Günlerce onları sokak sokak, cadde cadde, ev ev aramış, günlerce onlarla yatıp onlarla kalkmıştık.
Onların ailesi ailemiz, evleri evlerimiz olmuştu. Onlarla birlikte günlerce evimiz cenaze evine dönmüştü.
Onların cenazesini kendi ailemizden birinin cenazesi gibi sahiplenmiş ve uğurlamıştık.
Ailemizden, yakınlarımızdan birinin cenazesi evimizden çıkmış gibi günlerce üzülerek ağlamış ve yaslarını tutmuştuk.
Bu kadınları, kızları öldürenler bizleriz. Onların katili kocası olan benim, oğlu olan benim, babası olan benim ya da sevgilisi olan benim.
Kimini bacak arasında sandığımız ve gördüğümüz namus adına, kimini kıskançlık uğruna, kimini giydiği kıyafeti yüzünden, kimini mal mülk uğruna öldürdük.
Hangi amaçla olursa olsun sonuçta kendi parçamız olan diğer yarımızı yine kendi ellerimizle öldürdük.
“Kız öldü! diyorum
“Tek başına dışarıdaymış” diyor
Kız öldü! diyorum
“Nasıl giyinmiş” diyor
Kız öldü! diyorum
“Soyu sopu, dini, ırkı neymiş” diyor
Yahu Kız diyorum, öldü…
Umutları, hayalleri, geleceği öldü…
Annesi öldü, babası öldü…
İnsanlık öldü…
Kendini korumaya çalışırken, eziyet edile edile öldü…
Susuyor… Susuyoruz”
Ben, sen, hepimiz sustukça, susmaya devam ettikçe, bu vahşete bir çözüm getirilmediği takdirde daha çok Münevverler, Özgecanlar, Cansular, Fatmalar, Zeynepler şiddete maruz kalacak, tecavüz edilerek öldürülecektir.
Bu insanlık ayıbına, bu vahşete, bu cinayetlere artık toplum olarak dur demek gerekmiyor mu? Daha ne kadar Münevverler, Özgecanlar, Cansular öldürülecek. Bu kadar şiddet, bu kadar vahşet, bu kadar taciz, bu kadar tecavüz ve bu kadar ölüm yetmez mi?
Öldürülen her kadınımızla birlikte aslında bizlerde, insanlıkta şiddete uğradı, taciz edilerek tecavüze uğradı ve öldürüldü. Onlarla birlikte insanlık, onlarla birlikte insanlığımız da öldü…
Geride kalan insanlığın, varsa ki eğer başları sağ olsun…
Her cinayetten sonra ise medya organlarında “idam edelim”, “hadım edelim”, “asmayıp keselim” vb gibi sözlerden geçilmez oluyor.
Ben idama karşıyım. İdam dışında bu vahşetlerin, bu cinayetlerin önüne geçmek için ceza kanunumuz yeniden elden geçirilerek hadım edilme olayı da dâhil olmak üzere olabildiğince en ağır cezalar getirilmeli, yargılamalarda iyi hal indirimi, tahrik indirimi gibi olaylara kesinlikle son verilmeli bununla beraber kadınların mal gibi alınıp satılmadığı, cinsel obje olarak görülmediği, namus kavramının sadece kadınlara ait olmadığı ve namusun sadece ve sadece bacak arasında bulunmadığı şekilde eğitimlerin yer alacağı eğitim sitemimiz aile eğitimini de kapsayacak şekilde yeniden gözden geçirilerek düzenlenmeli diye düşünüyorum.
Sıra sana, bana veya bir yakınımızın başına gelmeden artık susmayı bırakıp tek vücut olarak HAYKIRMALI ve bu vahşetlere dur demeliyiz.


Yorum Yap